Aşkımız imkansız elektrikçi bey
Onun için sıradan bir gün değildi. bu gün uyanmasıyla kalbini pır pır eden düşüncenin aklına gelmesi bir olmuştu. Nasıl sıradan bir gün olabilirdi?
Daha önce çakmak isteme bahanesiyle tanıştığı melez güzelini görecekti bugün. Tanışmalarının ertesi günü güzeller güzelinin çalıştığı mağazanın yana yaklıla elektrikçi aradıklarını öğrenmiş, işi arasında bir gidip bakmıştı. o gün melez bebek orda değildi ama onunla telefonda konuşma imkanı bulmuştu. Narin çikolatanın yerine bakan öteki kıza “beni tanır aslında, çakmak istemişti… konuşmuştuk…” dedi. Salak kız, adını söyleseydi hatırlardı kesin ama meymenetsizin biriydi işte. neyseki işi uzun sürecekti. Ertesi gün geri gelmek için sözleşti ve gitti.
Ertesi gün mağazaya geldiğinde o değişik çiçek orda öylece oturuyordu. Bir süre iş konuştular, pazarlık yaptılar. Ne kadar güzel olsada karşısında profesyonelliği elden bırakmamalıydı. ne de olsa işinin ehli adamdı. gün sonunda işi yine bitmemişti. içinden küçük sevinse de üç kuruş için değer mi diye de düşünmedi değil.
Bir kaç gün sonra mağazaya tekrar gittiğinde esmeralda orda değildi. yerinde yine o; daha kısa olan, kısa saçlı, zayıf kız vardı. çikolatalı şekerlemeyi görememenin hayal kırıklığıyla işe başladı. bu sefer bu kızla muhabbet, pazarlık etti. onun telefonda konuşmasına karıştı falan filan. Bu sırada bu kızın da hoş olduğunu farketti. hibrit çiçeği hayal kırıklığını hemen üstünden attı. Gereksiz bahanelerle orda bulunma süresini uzattı. Bir sefer, kızın telefonla konuşmasına karışmakla kalmadı telefonu elinden alıp konuşmaya başladı. ne yaparsa yapsın gitme vakti geldi çattı. giderken:
- İsmin mügeydi değil mi? … Güzel isim…görüşürüz… dedi, gülümsedi ve gitti.
o gün kız için çok sıradan bir gündü…